ZevkliForum

PROGRAM, OYUN, SPOR PAYLAŞIM PLATFORMU
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Piramitlerin Gizleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Dark Force
Webmaster
Webmaster
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 539
Yaş : 34
Rep Puanı : 10000
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 31/12/08

MesajKonu: Piramitlerin Gizleri   Paz Ocak 18, 2009 3:22 am


PİRAMİTLER'in sayısı 80'e yakındır. Hepsi
Nil’in sol kıyısına kurulmuş ve vadide 40 kilometrelik bir uzunluk
içine yayılmışlardır. Bazıları ayrı olmakla birlikte çoğu grup
halindedir.



Piramitler içinde en çok ilgi çekenleri üç büyük piramit olarak bilinen
Giza şehri civarında bulunan abidelerdir. Bunlar varsayılan
kurucularının adlarına göre ayrılmaktadır: Keops (Kufu), Kefren ve
Mikerinos. Bu üç Giza Piramidinin geometrik ve gözlemsel ilkelere
dayalı bir plana göre inşa edildiği ve bu planın da doğrudan astronomik
gözlemlere dayandığı ileri sürülmektedir.



Kufu ya da Keops diye de adlandırılan Büyük Piramit, üç büyük piramidin
ilki ve en kuzeydekidir. 137 metre yüksekliğindeki ve yaklaşık 6.5
milyon ton ağırlığındaki Büyük Piramit, şimdiki Kahire şehri
yakınlarında tam olarak Nil Deltası’nın tabanına yerleştirilmiştir.
Mısır astronomi bilgini Mahmut Bey, Keops’un binlerce yıl önce
dolanımının en yüksek noktasına varmış Sirius yıldızı ışınlarının
piramidin güney tarafı üzerine diklemesine düştüğü bir devrede inşa
edilmiş olduğunu söyler.

Piramidin yapım planında sık sık karşımıza çıkan 286,1022 sayısı
anahtar sayı olarak kabul edilir, çünkü bu sayı güneş ve yıldız yılının
değerini, güneş ile yeryüzü arasındaki uzaklığı, yeryüzü ile yörüngesi
arasındaki ilişkiye göre yerçekimi kanununu ve yeryüzü yörüngesinin
merkezkaç değişimlerinin sınırlarını belirlemeye olanak sağlamaktadır.
Görüleceği üzere Piramit gerçek bir geometri ve ölçü harikasıdır.
Birçok bilim adamı ve yazar Giza’daki Keops Piramidi’nin bugünkü bilim
bilgileri ve makinelerle bile yapılamayacağını ısrarla
söylemektedirler. Büyük Piramit, hiçbir zaman anlaşılmamış olan bir
tekniğin ve dehanın gözle görülür tanıklığını yapmaktadır.



Peki Keops Piramidi’nin yüksekliğinin bir milyara çarpımının yaklaşık
olarak güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı vermesi bir rastlantı
mıdır? Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam
eşit iki parçaya bölmesi bir rastlantı mıdır? Taban çevresinin,
yüksekliğin iki katına bölünmesinin Pi sayısını vermesi bir rastlantı
mıdır? Piramitte dünya ağırlığını gösteren hesapların bulunması bir
rastlantı mıdır? Piramidin kurulduğu kayalık alanın büyük bir özen ve
doğrulukla düzeltilmiş olması bir rastlantı mıdır? Bugünkü teknoloji
ile yapılamayacak bir şeyi, eski Mısırlılar basit teknoloji ve sade
aletleriyle nasıl yaptılar? Mısırlılara dünya-dışı zeka, ‘dışardan
yardım’ mı geldi? Yoksa bu yapılar Dünya dışı Ziyaretçiler tarafından
mı yapıldı.

Büyük Piramit ( Khufu, Keops ) dünya karalarının tam ortasında
bulunmaktadır. İnşası sırasında böyle dev bir yapının dünya karalar
topluluğunun tam merkezine oturtulması için , yörenin , hatta dünyanın
uzaydan görülmüş olması gerekirdi. Bu bakımdan ya uzaylılar ya da
uzaylıların yetiştirdiği kimseler tarafından inşa edilmiştir. Araplar,
Büyük Piramidin “Uzaydan Gelen Ruhlar “ tarafından inşa edildiğine
inanırlar.

Her ne kadar okullarımızda okutulan tarih kitaplarında hala mezar anıt
olarak yazılıysa da , Büyük Piramidin Firavun mezarı olarak
yapıldığıyla ilgili bilgi , geçerliliğini gün geçtikçe yitirmektedir.
Onun yerine onun bir inisiyasyon merkezi hatta güç elde etmekte
kullanılan bir enerji üretici olarak yapıldığı konusundaki bilgiler gün
geçtikçe güç kazanmaktadır. Çok değişik alşimik çalışmaların yapıldığı
ve bu çalışma ve denemeler için gerekli enerjinin üretildiği bir
jeneratör olarak yapıldığı daha kuvvetli olasılık halinde karşımızda
bulunmaktadır. Gerek bilinen ölçüleri, gerekse biçimiyle büyük Piramit
ve ötekiler , mezardan çok bir güç üretici olarak yapılmış
olabileceklerini düşündürmektedir. Böyle olunca da böyle bir yapının
inşa bilgisinin kaynağı Raymond Drake’in belirttiği gibi ya
uzaylılardır ya da onların öğretisinden yararlanmış seçkin kişilerdir.



Ruhsal yetenekleri gelişmiş kişilerin ifade ettiklerine göre , Büyük
Piramit manyetik güç yayımını hala devam ettirmektedir. C.H. Williamson
‘un “Other Tongues , OtherFlesh “ ( Başka Diller , Başka Bedenler )
isimli eserinde belirttiğine göre , dünya dışı kökenli insanlar yapıyı
meydana getiren çok iri taşları antigravitasyon ya da sonik yöntemlerle
ilgili bilgileri uygulayarak yerleştirmişlerdi. Belki de bu insanlar
aynı güçleri kendi uzay araçlarını hareket ettirmede de kullanıyorlardı.



Yakın zamanda Mısır'daki Büyük Piramitin hemen üstünde fotograflanmış disk biçiminde bir UFO
Keops Piramidi ya da Büyük Piramit , Kahirenin 16.km. kadar
batısındadır. Taban yüzeyi yaklaşık 53.000 m2’lik bir alanı kaplar.
Orijinal yüksekliğinin 146 ile 148 m. arasında olduğu tahmin edilir.
İnşa edildiği dönemde üzerinde bulunması gereken Kapak Taşı’nın artık
olmaması nedeniyle şimdiki yüksekliği 137 metre kadardır. Yapılan
hesaplara göre Büyük Piramit İngiltere’de Hz. İsa’dan bu yana inşa
edilmiş olan tüm katedral , kilise ve şapellerden daha fazla taş
kütlesine sahiptir.

Keops Piramidinin yapımında 2.600.000 adedi aşkın granit ve kireçtaşı
blok kullanılmıştır. Blokların ağırlığı 2 tondan 70 tona kadar değişir.
Santimetrenin 40’da birine kadar bir hassasiyetle kesilen bloklar o
kadar hassas bir şekilde birleştirilmiştir ki , aralarındaki derzlerin
açıklığı hiç bir zaman santimetrenin 20 de birini aşmaz.

Arap tarihçisi Abu Zeyd el Balkhy. Eski bir yazılı kaynağa dayanarak
Büyük Piramidin “ Çalgı Takımyıldızı (Lyra ) Yengeç burcundayken , yani
hicretten 2 kere 36.000 yıl önce “ inşa edildiğini yazar. Bu da
yaklaşık olarak günümüzden 73.000 yıl öncesine denk gelir. Ayrıca
piramit üzerinde yapılan Karbon-14 tarih belirleme çalışmaları da yine
M.Ö 71.000 yılını göstermektedir.

Kefren Piramidi de Büyük Piramidin hemen yanında yükselir. Yüksekliği
ilkinden biraz daha azdır. Ancak daha yüksek bir taban üzerinde inşa
edildiğinden Büyük Piramitten daha yüksekmiş gibi görünür. Taban kenarı
216 metredir.

Mikerinos Piramidi ise , 70 metrelik yüksekliği ve 108 metreyi bulan
taban kenarı ile diğerlerinin yanında çok küçük kalmaktadır. Giza
düzlüğünde yer alan bu üç piramidin önemli ortak özellikleri vardır
Şöyle sıralayalım :

Yapıların yüzleri yere 52 derecelik açı yapar.

Giriş yerleri kuzey yüzlerinde açılmıştır ve giriş geçitleri yerle 26
derecelik bir açı yapar. Bu doğrultudan gök kutbuna bakarlar.

Bu gün için astronomi ve matematik sayesinde çözülebilen karmaşık bir
mimari yapıya sahip piramitler hakkında şöyle bir örnek fikir verebilir:

52 derecelik açı , piramitlerin inşaatçıları için “dairenin kare haline
getirilmesine ilişkin Kutsal Geometri probleminin çözümünü sağlayan bir
unsur olmuştur. Bu eğimde , yani 51 derece 52 dakikalık bir açıda
yapılmış bir piramidin yüksekliği ile tabandaki çevre uzunluğu
arasındaki oran , bir dairenin yarıçapı ile çevresi arasındaki orana
eşittir. Bu oran ½ değerindedir. Sonuçta Gize piramitlerinin inşasında
pi = 3.1415 değerinin kullanılmış olması günümüz bilim adamlarının
şaşırtıcı bulduğu bir gerçektir.



Eski Mısır’ın D.D uygarlıklarla kurdukları bilimsel, sanatsal ve
kültürel bağları örneklerken üzerinde durmak istediğimiz konu
Piramitlerin mimari, arkeolojik ve matematiksel yönlerinden çok ,
kozmik anlamları. Bu nedenle şimdi birazda Giza Piramitlerini okült
açıdan inceleyelim.

Teozofist A.P. Sinnett, Büyük piramidin yapımıyla ilgili şunları söylüyordu:

“ Keops Piramidinin yapımında kullanılan taşların manipülasyonu, ancak
ve ancak , daha sonraları insanların yitirdikleri belirli bir doğa
bilgisinin bu işte kullanılmış olmasıyla açıklanabilir. Doğanın
gizemiyle ilgili o bilginin Veli bekçileri , ağır cisimlerin fiili
ağırlığını istedikleri gibi değiştirebilecek şekilde maddenin çekimini
kontrol edebilirler ve daima da edebilmişlerdir."

"Dev yapılar mimarisinin harikaları işte böyle açıklanır. Piramitlerin
yapımını yöneten üstatlar , kullanılan taşları kısmen levite etmek
şekliyle bu işlemi kolaylaştırmışlardı. Majik asalar... Üstatlara eski
çağlarda , doğanın kudretini açığa çıkaran anahtarlar teslim edilirdi.
Gizli kelimeler ve vibrasyonel motor... Dalga boyları ve dev granit
blokların levitasyonu.”

Okültist Annie Besant ise şöyle diyordu:

“ Mısır’daki taşlar ne sırf kas kuvvetiyle, ne de modern teknolojiyi
aşan hünerli cihazlar kullanılarak dikilmişti. Bu taşlar , dünyasal
manyetizmin güçlerini anlayan ve kontrol edebilen kişilerce dikilmişti.
Neticede , taşlar ağırlığını kaybediyor ve tek bir parmağın temasıyla
yönetilmek suretiyle havada yüzerek, belirlenen yerlerine
oturuyorlardı.”


Annie Besant “ Dünyasal manyetizmanın güçlerini anlayan ve kontrol
edebilen “ kişilerden söz ederken acaba kimleri kastediyordu?...

Çağlar boyunca sırlarını hiçbir uygarlığa açmadan , günümüze kadar
gelen piramitler , dünya bilim ve teknolojisini aşan bir teknik, mimari
bilginin ürünüdürler. Bu bilgi D.D kaynaktan gelmiş ve hala dünya bilim
adamları tarafından çözülememiş olabilir mi ?

Çok eski efsanelerde piramit inşasında kullanılan “majik çubuklar”dan
söz edilir. Bu çubuklarla belirli bir dalga boyunda olmak üzere ,
önceden tespit edilmiş bir vibrasyonel ses tonu oluşturulabiliyordu.
Walter Owen 1947 yılında sesin ezoterik kullanımı hakkında şunları
yazmıştı: “ Ses herkesin düşünemeyeceği türden imkanlar taşıyan bir
kudrettir. Ve bu kudretin kullanımı , kadim ermişlerin bildikleri ,
fakat günümüzün emekleyen biliminin yitirdiği ve ya karşısına geçip
dudak büktüğü bir bilimdir. Kozmosun çevresi ve dokusu ses kudreti
sayesinde ayakta durmaktadır ve yine ses kudreti sayesinde çözülerek
yok edilebilir. Mısırlı rahipler bu bilgiye sahiptiler.”

İster istemez akla şu soru geliyor ; Mısırlı rahipler bu bilgiyi nereden almışlardı?,

Mühendis Rudolph Gantenbrink’in 1993 yılında Büyük Piramitte
gerçekleştirdiği buluş da aynı ölçüde ilgi çekicidir. Gantenbrink ve
ekibi “UPUAUT 2” ismini verdikleri küçük bir robot aracı Kraliçe
Odası’ndaki hava kanalının içine yollamış ve bugüne kadar hiç
bilinmeyen 60 metrelik bir tünel bulmuştu (Altta). Gantenbrink, iki
haftalık bir çalışmadan sonra 4500 yıllık metal bir kapıya ulaştığını
söylüyor ve bu kapının bilinmeyen bir alana açıldığını iddia ediyordu.
Fakat ne yazık ki kapının keşfinden sonra geçitlerdeki tüm araştırmalar
Mısırlı yetkililer tarafından durdurulmuş ve yeniden başlatılmasına
izin verilmemiştir. Yani yine bişeyler örtbas edilmeye
çalışılmaktadır...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Dark Force
Webmaster
Webmaster
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 539
Yaş : 34
Rep Puanı : 10000
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 31/12/08

MesajKonu: Geri: Piramitlerin Gizleri   Paz Ocak 18, 2009 3:23 am


PIRAMITLER'IN ESRARI


*Keops piramitinin 12 ton ağırlığında iki buçuk milyon kat bloktan
oluşmuştur. Günde on blok yerleştirilmesi halinde yapımının 664 yıl
sürer.. Ve bu taslarin temin edilibilecegi en yakin mesafe yüzlerce km.
uzakliktadir. Bu taslarin nasil getirildigi bilinmemektedir.

*Piramitin üstünden geçen meridyen karaları ve denizleri tam eşit iki
parçaya böler ve piramitin dünyanın ağırlık merkezinin tam ortasında
bulunur.

*yüksekliğinin (164 m.) bir milyarla çarpımının güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı verir.

*Taban alanının, yüksekliğinin iki katına bölünmesinin pi sayısını verdiğini,

*Piramit kimin adina yapildiysa, onun bulundugu odaya, yilda sadece 2 kez günes girmektedir.(dogdugu ve tahta çiktigi günler)

*Mumyalarda radyoaktif madde bulundugundan; mumyalari ilk kez bulan 12 bilim adami kanserden ölmüstür.

*Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalismamaktadir.

*Kirletilmis suyu, bir kaç gün Piramit'in içine birakirsaniz;suyu aritilmis olarak bulursunuz.

*Piramit'in içerisinde süt, bir kaç gün süreyle taze kalir ve sonunda bozulmadan yogurt haline gelir.

*Bitkiler Piramit'in içinde daha hizli büyürler.

*Piramit'in içine birakilmis su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanilabilir.

*Çöp bidonu içindeki yemek artiklari hiç koku nesretmeden Piramit içinde mumyalasir.

*Kesik, yanik, siyrik gibi yaralar büyükçe bir Piramit'in içinde daha çabuk iyilesme egilimi gösterir.

*Piramitlerin bazi odalarinin içinde ne oldugu hakkinda bir bilgi
yoktur. Arastirmacilarin çogu ya içinde kayboldu yada ayni yerde bir
kaç tur attilar, fakat içlerini göremediler.

*Piramitlerin yazin içi soguk, kisin içi sicak olur..


KEOPS PİRAMİDİ

Gize’de antik Memfis mezar kentinde bulunan üç piramitten biridir.
Bugün Mısır’ın başkenti Kahire’nin bir parçasıdır. Dünyanın yedi
harikasından günümüze kadar ulaşan tek eserdir.

Binlerce yıl boyunca Keops piramidinin bir mezar olduğuna inanılmıştır.
Keops piramidinin 30 yılda yapıldığı düşünülmektedir. Önce bir kent
yapılmış taş bloklar taşınmış ve yığılmıştır. Yüzeyin düzleştirilmesi
için uzun zaman çalışıldığı sanılıyor. Taş blokların nasıl
yerleştirildiği henüz anlaşılmış değil çeşitli kuramlar üretilmektedir.
Bir kurama göre yapılan spiral bir rampadan çıkarılan taş bloklar üst
üste konuyordu.Rampa çamur kaplanıyor sulanıyor ve taş bloklar itilerek
kaydırılabiliyordu. Diğer bir kurama göre taş bloklar dev manivelalarla
kaldırılıyordu.Tarihçi Herodot'a göre, ağır granit blokları, piramidin
üst bölümlerine çıkarmak için 925 metre boyunda, 19 metre genişlikte
bir rampa yapılmıştır. Sadece bu rampanın yapılması bile 10 yıl
sürmüştür.

İlk yapıldığında 145,75 metre olduğu düşünülen Keops piramidinin bu
güne kadar 10 metresini kaybettiği düşünülmektedir.43 yüzyıl boyunca
dünyanın en yüksek yapısı olarak kalmış ancak 19. yüzyılda
geçilebilmiştir.Eğimi 54 derece 54 dakikadır.Bir kenarı 227 metre olan
dörtgen tabanı 50.524 metrekarelik bir alanı kaplar.Piramidin iç
ortasında, tepeden 100 metre kadar aşağıda ve tabandan 40 metre kadar
yukarıda firavunun odası vardır. Firavunun mumyası, hazinesi ve özel
eşyası bu odaya konmuştur. Oda 10,5 metre uzunlukta, 5 metre genişlikte
ve 6 metre yüksekliktedir. Buraya 50 metrelik bir dehlizden girilir.
Biri kraliçeye ait olan iki oda daha vardır.


Piramidin her biri birkaç ton ağırlığında olan iki milyon taş bloktan yapıldığı sanılmaktadır.

Eski Mısırlıların neslinden gelen bir azınlık olan Kıptilerin inancına
göre, bu piramit Tannların Çağına ait bilgilerin bir birleşimidir.

Büyük piramidin gizli bilgiler barındırması, ilk olarak Napolyon
ordularının Mısır'ı işgali sırasında Fransız mühendislerinin
çalışmalarıyla ciddiye alınmıştır. Bu mühendisler piramiti bir
triangülasyon noktası olarak kullanmaya kalktıklarında, dört kenarının
dört ana yöne dönük olduğunu ve boylam dairesinin de tam piramitin
doruğundan geçtiğini fark etmişlerdir. Doruktan geçen diagonal çizgiler
kuzeye doğru uzatıldığında Nil Deltası'nı iki eşit parçaya bölmektedir.
Taban köşegenlerinin kesiştiği noktadan kuzeye uzatılacak bir doğru,
kuzey kutbunun yalnızca dört mil uzağından geçmektedir (ki piramidin
yapımından bu yana geçen uzun süre içinde kutup noktasının yer
değiştirmiş olması da mümkündür)

Bugünün uzunluk ölçüsü olan metrik sistemin birimi metredir. Yani
kutuptan ekvatora kadarki meridyen uzunluğunun on milyonda biridir. Bu
ölçü Fransızlar tarafından, Mısır işgalinden kısa süre önce ortaya
çıkarılmıştır. Piramidin ölçüsü olarak kullanılan kübit ise, eski
Mısırlıların kullandığı ölçüdür ve Fransızlann biriminden binlerce yıl
önce bulunmuş bir birimdir. Bir kübit'in uzunluğu bir metreye çok yakın
olmakla birlikte, metreden daha dakik bir birimdir. Çünkü bu ölçü
herhangi bir meridyen çevresine değil, kutup ekseninin uzunluğuna göre
hesaplanmıştır. Meridyen uzunlukları, dünya çevresine göre
değişebilmektedir.

Büyük Piramid'in Mısır kübit'ine göre alınmış bazı ölçüleri, yerküre
hakkında, dünyanın güneş sistemindeki yeri hakkında, sonradan, unutulup
modern çağda yeniden keşfedilmiş bir hayli bilginin var olduğunu
göstermektedir. Bu bilgiler ancak matematik olarak ifade
edilebilmektedir. Piramidin çevresi, bir yıl içindeki gün sayısını
(365.24) göstermektedir. Bu çevrenin iki katı, Ekvator'da bir boylam
derecesinin bir dakikasına eşittir. Eğik kenar üzerinden, tabandan
doruğa 'kadar olan uzunluk. bir paralel derecesinin altıyüzde biridir.
Çevreyi yüksekliğin iki katına böldüğümüz zaman, (pi) sayısı olan
3.1416'yı bulmaktayız (Bu rakam, eski Yunanlılann bulduğu pi
sayısından, yani 3.1428'den çok daha gerçektir)

Piramidin ağırlığı 10 üzeri 15‘le çarpıldığında, dünyanın yaklaşık
ağırlığını vermektedir. Dünyanın kutup ekseni, doğrultusunu günden güne
değiştirmekte ve böylelikle her 2,200 yılda güneşin arkasına yeni bir
burcun gelmesine olanak vermektedir. ilk durumuna ancak 25.827 yıl
sonra varmaktadır. Bu sayı da, 25.826.6 olarak piramidde ortaya
çıkmaktadır. Bu sayıyı veren, taban köşegenlerinin toplamıdır. Büyük
piramidin içinde Firavun odasının boyutlan, iki temel Pisagor üçgeninin
eşidir: 2.5:3. ve 3.4.5. Oysa piramit, Pisagor'dan binlerce yıl önce
yapılmıştır. Bu verilen ölçülerin, piramidin ölçü rastlantılarından
yalnızca küçük bir kısmıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Piramitlerin Gizleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ZevkliForum :: HER TELDEN BÖLÜMLER :: Efsaneler & Garip olaylar-
Buraya geçin: